"The books "ASKI UVEYSI" will be the first to change the World!"

SESLİ SOHBETLER



ÜVEYSLERE VERİLEN SELAMIN AÇILIMI

 

Allah’ın ve Resulünün selam ve bereketi üzerinize olsun ey hane halkı;

Bu bize Rabbimizin özel selamıdır. Hiçbir tarikata ve cemaate verilmeyen, sadece üveyslere verilen selamdır. Bunu gerçekten hakkıyla idrak edebiliyor muyuz? Ya da soruyu değiştirerek tekrar sorayım Kuran-ı Kerim’de bu selamı pekiştirecek ayetler var mıdır? Derseniz var deriz. Hûd Suresinde iki kez İbrahim Aleyhisselam’a bir kere de Lût Aleyhisselam’a Allah selam ediyor.  Yasin 58’de (Onlara) Rahim Rab ’ten bir selam sözü vardır. Selam ün Kavlen… Diye başlayan ayet. Dikkat edin Rahim Rab ‘ten bir de sözlü selam var, bize gelen de sözlüydü. Bakara 157 ( İşte onlar var ya, Rablerinden, mağfiretler ve rahmet onlaradır. İşte hidayete erenler de onlardır.)  İşte böyleleri üzerinden Rabbine selamlar var, bereketler var, bir rahmet var. Bizi bu güzelliklere layık gören Rabbimize hamd-u senalar olsun ta ezelden kıyamete kadar. 

    Bakara 157. Ayeti bir kere daha dinleyelim ağır ağır açmaya çalışalım. İşte böyleleri üzerine, yani Rabbinden selam alabilecek, bereket alabilecek kullar üzerine önce selam var, selamın ardından bereketler var, rahmet var… Bitmeyen rahmet, onlar koku, rüya, tecelli, yakaza misal âlemi bize yetecek kadar gaybi bilgiler Allah’ın Resulünün, evliyaların, öğretmenlerimizin yanımızda olduğunu, her daim bizi izlediklerini bildirmeleri, bize ispat etmeleri. Bütün bunları yaşadıktan sonra bu bilince idrak ettirildikten sonra ayette Rabbim diyor ki ‘’ İşte bunlardır iyiye ve güzele ermiş olanlar. ‘’ Bizi iyiye ve güzele erdiren Allah’ımıza hamdolsun, hamdolsun bizi güzele eriştiren Allah’ımıza.  Fetih 18  ‘’ Onların gönüllerinde olanı bilmiş, onların gönüllerine huzur ve sükûn indirmiştir ve kendilerine pek yakın bir fetih ile vermiştir. ‘’ Allah’ın ve Resulünün selam ve bereketi üzerinizde olduktan sonra,  Rabbim bizim gönüllerimizdeki güzellikleri bildiği için bizim üzerimize huzur ve sükûn indirmiştir. Bu selam ve bereketin şerefi hikmetin ilahi armağanıdır huzur bizde, sükûnda aynı şekilde çünkü üzerimizde Allah ve Resulünün selam ve bereketi var. Bu kadar az ibadete bu kadar çok nimet var, hikmet var, himmet var ama illa ki bu zikri yapmaya niyet eden kişinin, eline ilk tesbihi aldığı gün Rabbi ona huzur veriyor. Şanlı Peygamber Efendimiz Sav ne diyor, namaz ancak kalp huzuru ile kılınır diyor.  İşte bize bu huzur kaynağı burasıdır. Sizin gönülleriniz gerçekten güzel, Elest’te tam teslim olmuşuz. O yüzden seçildiniz, o yüzden bir araya getiriliyorsunuz, o yüzden fiziksel olarak bir araya gelmediğiniz halde birbirinizi çok sevmektesiniz ve ayetin devamında da sizlere yakın bir zamanda fetih indirilmiştir. İşte huzur ve sükûn bizim doğru yolda olduğumuzun kesin delili.  Yapmış olduğunuz zikrin güzelliği, doğruluğu Rabbimizden gelmiş olması, doğru yolda olmanızın işareti, ardından sükûn ve huzur gelir, ardından da fetih indirmiştir deniyor. Bu fetih sizleri nefsinizi yenmede, ruhunuzu yüceltmede yardım demektir.  İki;  bu âlemde aç olanlara, Allah’a ulaşmak isteyip de ulaşamayanlara, Allah ve Resulüne sevgili olmak isteyip de sevgili olamayanlara yolu göstermek, onlara kılavuzluk yapmak size zaferi getiriyor.  Bir tek şartla, Allah’ın istedikleri bu zikri yapacak, siz ne kadar gayret ederseniz edin, ne kadar arzularsanız arzulayın bu ayette fetih indirmiştir diyor. İyi ama Rabbim dilediğini alıyor cennetine.  Unutmayın mutlaka zafere erdirileceksiniz. Bu zaferin üçüncü açılımı bu dünyada sabıkan ( önde giden ) olacaksınız hem mezarda kabirdeki hayatınız huzurlu geçecek hem de bu dünyanın yok edilişini bir televizyon ekranından bir film izler gibi izleyeceksiniz. Çünkü Rabbim buyuruyor ki Kuran’da ‘’Onlar korkmayacaklar ve mahzun da olmayacaklar. ‘’ Bu sizlerin bu dünyada yaşarken haliniz, kabirdeki haliniz, kabirden kaldırılıp âlemlerin yok edilişini seyredişinizdeki devamı ve mahşer yerine geldiğinizde de bu ayet geçerli,  Onlar korkmayacaklar, mahzun da olmayacaklar.  Kim onlar? Allah’ı ve Resulünü çok sevip, sabah akşam zikredenler, zikretmekle kalmayıp başkalarına zikir vermek için gayret gösterenler, çırpınanlar, didinenler. Onlar sizlersiniz, sizler sabikünsünüz. Rabbim sizleri iki cihanda da fetihle müjdelesin, müjdeler olsun size. Başınızda selam, sonunuzda da selam olsun. Selam olsun Allah’ın sevgili kullarına,  kul olmak için çırpınanlara, kendileri kul olmak için çaba gösterirken başkalarının da Allah’a kul eylemeye çalışanlara selam olsun.  Selam olsun ta ezelden kıyamete kadar. Tevazuyu bir kenara bırakalım, tevazu elbette gerekli, ,insan olmanın, Müslüman olmanın, mümin olmanın hele hele velayet yolunda yürümede tevazunun çok önemi var lakin Allah’ın verdiği nimetleri hamd etmekte çok önemli. Öğretmek için her yaşadığınızı ve her kardeşimizin yaşadığını anlatın ama asla övünmeyin. Nefs ile ruhun arasında; öğretmek ve öğrenmenin arasında bu çizgiyi asla aşmayın. Siz bundan imtina eder ve çekinirseniz, korkarsanız Rabbimiz muhakkak size yardım eder. Rabbimiz korkusuz olanlara, enaniyete düşmekten korkmayanlara müdahale etmiyor. Anlatın ki Kurandaki kelam ile beyinlerini çatlatıncaya kadar anlatın.  Anlatmaktan asla yılmayın. Her çabanıza, her gayretinize mutlaka ama mutlaka Allah, hikmet diğer adı ile ilahi armağanlar verir. Şaşkın olursunuz bu nereden geldi dersiniz. Rabbinden Rabbinden,  Selam ün Kavlen diyen Rabbinden.  Allah’ın ve Resul’ü nün selam ve bereketi diye seslendiklerinden olanlar. Sizler seçilmişsiniz. Seçen Rabbimiz, kullar öğretmenlerini ve yollarını seçiyorlar. Bizler seçildik, bunu idrak edin çok önemli. Gerçekten şu an düşünemiyor olabilirsiniz,  ama bunu düşündüğünüzde Rabbim size neler neler anlatır, neler neler öğrenirsiniz,  Allah bilir. Tabiri caizse affınıza sığınarak söylüyorum ağzınız bir karış açık kalır.  Ben bunlara layık mıyım? Elbette layık olmayana bu âlemde zırnık vermiyorlar. Nerede o yirmi beş sene elli sene beş vakit ibadet edip kokuyu alamayan tarikat ehli, cemaat ehli. Rabbim Allah’tır, Resul haktır, Ben Rabbimi de Resulümü de, indirdiklerini de seviyoruz diyenler, zafere erdirildiler bir tek şartla yüz bini üstündeki, peygamberin ortak kelamı 4 kitap 104 Mushaf’ın ortak kelamı:  La İlahe İllallah ı bayrak yapar ve Fatiha’nın 4. Ayetini de kendinize sancak yaparsanız, hayatınızı bu iki kelama, kutsi kelama uydurursanız, işte size zafer açılır.  Zafere ermemenizin imkânı yok.  Yıllar önce deseler ki Muharrem Hoca sen böyle mi olacaktın diye inanın asla asla inanmazdım.  Yaşatan, öğreten, bildiren, koruyan, doğru yola ileten, sayısız nimetler ve hikmetler veren Allah’ıma, O şanı yüce Peygamberime ve onun yolundan gelen her Allah’ın kuluna selam olsun.  Her gün ne kadar hamd etsem az. İnanın Allah’ın bana bizlere verdiği lütufları, ilahi armağanları eski dilde hikmetleri hatırlamaktan acizim. Şükrünü nasıl idrak edeyim. Benim bu geçtiğim yollardan mutlaka sizler de geçeceksiniz. Ardınızdan gelenlere bunları öğreteceksiniz, öğretin; öğretmek Peygamber Efendimiz Sav’nin mesleği, öğretin ama bir şartla: Enaniyetten, ben demekten, oldum demekten kaçının. Kaçının ki Allah’ın rahmeti, Resul’ün himmeti ve sevdiklerinin himmeti rahmet bulutlarından yağan yağmurlar gibi üzerinize olsun, bolca yağsın. 

 

       Muhammed suresi 17. Ayet ‘’ Kılavuzlarını bulmuş olanlara gelince Allah onların hidayetini arttırmış ve korunma imkânlarını kendilerine vermiştir. ‘’ Ayetin zahiri açılımını yaptık inşallah, şimdi gelelim marifet açılımına. .  Muhammed Suresi 17. Ayet aynı zamanda tarikat ve cemaat ehlilerinden sizin şeyhiniz yok yolunuz yanlış diyenlerine cevaptır. Bundan daha güzel bir cevap olur mu? Bakar mısınız kılavuzlara,  bizleri doğru yola ileten Allah’a ve rehberlik edenlere. Bu ayeti ezberleyiniz ve bu kişilere bu ayet ile cevap veriniz. Onlar sizlere bu ayetin karşısında asla cevap veremezler. Bakınız Hazreti Pir Mevlana ne diyor ‘’Namazsız iman insana fayda verir ama imansız namaz asla fayda vermez. ‘’ Biz sizlere cennetin birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci katlarını bakın altı değil yedinci kata giden yolu öğretiyoruz yoksa Kelime-i Şehadeti getirmiş, namazı yok Haccı yok, orucu yok ama hayır hasenatta yarışan, elinden geldiğince Allah’a kul, Peygamber Efendimize ümmet olmaya çalışan kullar da cennete girecek. Daha da büyük konuşayım Kelime-i Şehadeti söyleyip,  doğruluğuna kesin iman eden herkes ama herkes cennete gelecek. Direkt mi gelecek onu bilemem, günahları sevabından çoksa ve şefaate uğramayacaksa kul cehenneme gider, yanar da gelir. Cezası bitince yine cennet ehli olacak. Bir düşünsenize Bir Kelime-i Şehadet söyleyip iman etmek, Allah’ın cennetinde mekân tutmayı sağlıyor.  Ey akıl sahipleri bir de bunu namazla, oruçla, Hac ’la, zekâtla, sadakayla, ilmi yaymada, açları doyurmada, köle azat etmede yarışanların hali nice olacak, bir düşünsenize. Haydi, yarışsın o sabikûnler Adn cenneti için, mübarek olsun, mübarek olsun. 

  Eda kızım diyorsun ki ‘ Allah’ım bize sana layıkıyla kulluk etmeyi nasip et deme konusunda ne düşünüyorsunuz? ‘  Peygamber Efendimiz Sav Rabbimize hamd ederken ‘’ Rabbim ben seni hamd etmekten acizim, sen kendini hamd ettiğin gibisin. ‘’  demekle senin soruna cevap veriyor.  Bu da aynı şekilde, ölç.  Hiç bu duayı yapmamak ile bu duayı yapmak arasındaki farkı biraz düşünsek ya.  Elbette hiçbirimiz Rabbimize layıkı ile kulluk yapamayız ama Allah bizim gayretimize bakıyor. Kulluk için gayretin var mı, işte o zaman sana Rabbim kulum diyor. Gayretin yoksa iş zor.  Hatırlar mısın Rabbimiz bize ne öğretti, ne bildirdi ne buyurdu? Gayret senden, hikmet benden, şükür senden himmet onlardan dedi. İlla ki gayretine bakıyor, ne kadar gayret edersek edelim bir peygamberin bir evliyanın kulluğunu bizler yapamayız. Her geceniz Kadir, her gününüz bayram olsun.

 

Bu video 2957 kez izlendi.




2018 © VeyselKarane | veyselkarane.com | All rights of the site are registered in the name of "Muharrem Karabay" .