"The books "ASKI UVEYSI" will be the first to change the World!"

Animated Sidenav Example

Click on the element below to open the side navigation menu.

☰ open


Marifet Penceresinden Hadisler

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Sevgililer Sevgilisi Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) buyuruyor:

Yarın, öleceğini bilsen bile ağaç dik.”

Kıyametin koptuğunu görsen bile, elinde yeşil dal varsa dik.”

Bu hadislerin açılımını herkesin bildiği gibi değil, öğretildiği gibi açalım:

Kur’an-ı Kerim’de belirtilen “Duhan Suresi’nde”, kıyametin oluş halini ve o oluşum halinin çok öncesini çok dehşetli bir nükleer savaşı anlatmaktadır.

Marifet Penceresinden kıyamet öncesini açıklayalım:

Duhan, yani kızıl duman ile ileride atılacak olan “Nükleer Bombadan” , bahsedilmektedir. Kopacak olan 3. Dünya savaşında; insanları yok olmaktan – milyonlarca insanın ölmesini ağaçlar ve ormanların kurtaracağı anlatılıyor.

Hatırlayınız lütfen! 1985’de Rusya’da Çernobil Nükleer Santrali patlamış, açığa çıkan radyasyon, yani nükleer bombanın bir değişik etkileri, yani insanları topluca ölüme götürecek olan zehirli gazlar, Allah’ın lütfuyla Karadeniz üzerinden; (Romanya ve Bulgaristan üstünden) Avrupa’nın en yüksek dağı olan Alplere rüzgarlar vasıtasi ile yüksekten sürüklenerek Alplerdeki çam ağaçları, bu zehirli gazları emerek, çam ağaçlarının tepeleri( 75 ve 115 cm. ) kurudu. Ve dünya büyük bir felaketin eşiğinden döndü. Peygamberimiz işte ileride olacak olan bir nükleer felakete dikkat çekmekte ve ayrıca ağacın önemini de böylelikle anlatmaktadır.

Yani olacak olan Nükleer Savaştan korunma yolunun ormanları çoğaltmak olduğunu bize öğretmektedir. Radyasyon denilen ve sadece canlıları yok eden bu zehirli gazlardan kurtulmanın doğal yolunun “ağaçlar – ormanlar olduğunu” öğrendin.

Hangi ağaç çeşitleri dersen, Kur’an-ı Kerim’deki Tin (İncir) Suresinde belirtilen ”İncir, zeytin ve çam ağaçları” dır. İnşallah ileride nasip olursa, Kur’an- ı Kerim’in en zor; açıklanışı en zor olan 3 Suresinden biri olan Sure -i Tin’i Allah’ın izniyle açarız. Sadece size, adı geçen bu 3 ağacın gövdelerinde yaşamalarını sağlayan unsurlara dikkatinizi çekip bırakayım…

İncirin bedenindeki su süte, zeytinin bedeninde yağa ve çamın bedeninde ise reçineye dönüşmüş. Diğer tüm ağaçlarin bedenlerinde su vardır. Yaradılış hikmeti ile bu ağaçlar Radyasyona meydan okuyor. Anladın mı ” Marifette Rabbimiz ” neler neler ögretiyor.

Öğrendin mi ağaç dikmenin ve ormanları korumanın asıl önemini…

Ögrendin mi? Resulullah’in Hadisinin açılışını?

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v): “"Üç kişinin gözünü cehennem ateşi yakmaz: Allah yolunda kaybedilen göz, Allah yolunda nöbet bekliyerek geceleyen göz, Allah korkusundan yaş akıtan göz." (Hz. Ebû Hüreyre (r.a.) (Ramuzul Ehadis))” buyurmaktadır. Peygamberimiz sözlerinde kadın – erkek diye ayırmamaktadır. Kızlarımız, eşlerimiz askerlik yapma ile ne dün ne de bugün sorumlu olmamışlardır.

O zaman, bu hadisin anlamını daha derinlerde bakacağız.

O zaman, hududu ve düşmanı bekleyenleri açalım.

Hudut, ben müslümanim diyen herkesi kaplamalı. Her Müslüman burada nöbet tutmalı. İşte anlatılan hudut; Kur’an-ı Kerim’in emir ve yasakları ile Resulullah’ın yaşayışı, biz Müslümanların hudududur. Bu hududu kadın – erkek her Müslüman korumalıdır. Bu da Rabbimizin Kur’an - ı Kerim’de belirttiklerinden yap dediklerini yapmak; yapma dediklerini de yapmamaktır.

Buna uymak için azamı gayret sarf etmek ve hep dikkatli olmak zorundayız. Ölünceye kadar, Kur’an-ı Kerim’in emir ve yasaklarını gözetlemek ve iblis ordusunun hayatımıza girişini yasaklamak zorundayız. Bu her müslümana, en kutsal görevdir.

Hadisin devamında, ister Allah’ın huzurunda işlediğimiz hata ve günahlardan pişman olma; pişmanlığımızı Rabbimize itiraf etmek, bağışlanma için yalvarmak olsun; ister Rabbimizin büyüklüğünü, ister yarattıkları üstündeki hakimiyeti olsun; ister güzel isimlerdeki yüceliği olsun; ister senin üstündeki lütuf ve cömertliği olsun; senin buna karşılık hamd edişin olsun, şükrün olsun, ister Allah’a olan sevgin ve aşkının sonucunda “Allah için ağlamanda”, gözyaşı dökmende öyle büyük sevaplar alırsın ki; bunun sonucunda Sırat Köprüsünü ve cehennemi görmeden geçersin.

Dikkat ediniz,  cehenneme girmezler demiyor Sevgili Peygamberimiz; “ Görmezler” diyor. Gösterilmeyen yere nasıl girilir ki?

Allah’ımızı düşünerek ağladığımızda; sebep ne olursa olsun sonuçta Rabb’imiz bize cehennemi bile göstertmeyecek; bırakın içine girip yanmayı…

Bir de Allah’ın koyduğu hudutları her an lanetli iblis orduları gelecek gibi gözetledigimizde de cehenneme girmeyi bırakın; göstermeyecek Rabb’imiz olan Allah’ımız…

Böyle cömert, böyle bağışlayıcı olan Yüceler Yücesi Allah (c.c), nasıl sevilmez ki ?






2018 © VeyselKarane | veyselkarane.com | All rights of the site are registered in the name of "Muharrem Karabay" .